Can Yücel Şiirleri 1 Kıtalık

Network

Yönetici
Yönetici
#1
Can Yücel 1 Kıtalık Şiirler

Türkiye tarihimizin önemli şairlerinden birisi olan Can Yücel'in şiirleri oldukça anlamlı ve güzel olmaktadır.Konumuzda ise Can Yücel şairimiz tarafından yazılmış olan en güzel 1 kıtalık şiir çalışmalarına sayfamızdan okuyabilirsiniz.



Beşik Dürtmesi

Kuzu gibi olun diyorlar
Buyuyup ortaya cikinca
Koyun gibi gutmek icin sizi


Anayasası İnsanın

Ustamız Eluard’ın izinden

Kan yasası bu insanın:
Üzümden şarap yapacaksın
Çakmak taşından ateş
Ve öpücüklerden insan!
Can yasası bu insanın:
Savaşlara yoksulluklara
Ve binbir belaya karşın
İlle de yaşayacaksın!
Us yasası bu insanın:
Suyu şavka döndürüp
Düşü gerçeğe çevirip
Düşmanı dost kılacaksın!
Anayasası bu insanın
Emekleyen çocuktan
Uzayda koşana dek
Yürürlükte her zaman


Poetika

POETİKA

Yalnızlığı sevmiyorum
Yalnız kim ola ki
Kendim...
Kendimin kendini sevmiyorum
Kediler hariç...
Kahve ocakçısı olacaktım ben
Tuttum kavlimi
Yazdıklarımsa hep nafile
Hep nişanlı angaje ısloganlı
Can, diyorlar, bir kahve yap şu dümenin ağzına
Kallavi olsun!
Bende yoksa kahve, yemişçiden tedariklenip
Ve cazveyi ateşe sürüp, üstüne yemeni, şekerini
Taşırmadan pişiriyorum
Biliyorum, bilmez miyim bu kahve ocağınnan
Ocağımızı bucağımızı
Isıtamayacağımı!
İşte onun içinde de içim titreyerek
Cezvenizi sürüyorum ateşe


Mare Nostrum

En uzun kosuysa elbet
Turkiye`de de Devrim
O, onun en guzel yuz metresini kostu
En sekmez luverin namlusundan firlayarak ...
En hizlisiydi hepimizin,
En once gogusledi ipi...
Aciyorsam sana anam avradim olsun
Ama ask olsun sana cocuk, Ask olsun


Metamosmoris

Ilkin ELIFBA`ydi
Sonra ALFABE oldu
Derken ABeCe
Simdi de A.B.D.


Otuz

Gardiyandi basimiza, kurt gibi bir gardiyan...
Basi belaya girdi bir esrar dalgasindan.
Kuzu kuzu volta atiyor simdi avluda.
Sine-i millete dondu Ramazan


Türkiyat Vapuru

Yanasmadan once dagildi iskeleye
Once karinesi, sonra sintinesi
Derken alt-vasat-ve ust guvertesi
Bas ust-vasat-alt
Ardindan kic ust-vasat-alt yolculari
Dagildilar bir mechul semte
Kirlangiclarleyin ellerinde filileri, cantalari
Kimisi dargin eski cifteciler
Dagildilar kirlangiclarleyin bir mechule
Deniz su dokuyor arkalarindan
Haydan gelip huya giden cumlelere
Kaptan kosku yuzuyor dalgalarin ustunde
Sakuli bir bok gibi
Kaptani tayfasiyla


Yangın Var

Asli mi? Belki.
Odalik mi? Asla!
Ne Matisse`den ne de Ciragan Sarayindan!
Bir sobaydi allah tarafindan o deli hatun
Upuzun saclariyla bir demir-dokum...
Yaktikca kendini nefsinle nefesimle
Yandikca dusistandan dusurdugum odun
Isinirdi oda, isinirdi ev, isinirdi acun
O da, ben de, yanyana ve yana yana
Seviserek olmeyi ogrendik sonunda
Ondan simdi boyle ortalik duman
Baksana baharlar yagiyor ustumuze agaclardan
Asli varsa onun
Ki kerem edin ki var
O sobaysa
Ben de ona yanginim yangin


Yavaş!!

Kafeslerin arkasinda oturmus, ince uzun gemiler gibi
limanda,
Olabileceklerden bahseder elleri, baslanmamis
nakislarda,
Kendi guzelligini seyreder gergefte kizlar.


Nihayet

Bu son kar olacak görüp göreceğim
Kim bilir ne kadar göreceğim gelecek
Şöyle lapa lapa bir karın sondurmasında
Kar da nelerini seyretmeyi bir şeytan dürbününden
Yanımda Güler bastonunu da almış
Tutmuş kolumdan yediyor beni yaşamaya
Datça’ya ki kar yüzünden gidemiyoruz
O yüzden de kara ve bizim karıya kızıyorum ya
Kar yağıyor üstümüze
Acayip bir ışık rüzgara dalmış da içinden çıkamıyor
Aşağıdan yukarı bir tipi aşağı-yukarı
Ayaklarım kayıyor çocukken kızak kayarkenki gibi
Şimdi kayıyorum bir başka ömre
Makamı bunun “karca” makamı
Devrilince devrini göreceğim nihayet


Ay Işığı Son Atı

Alnımda bir ağustos böceği
Yapraktan bedenim
Ağaçtan bademim
Bu zincirinden boşanmış poyrazda
Uçuyoruz dolunaya doğru
Yel yepelek yelken kürek
Uçuyoruz ağaçlar evler duvarlar
Uçuyoruz peribacaları
Allaha emanet kula selamet
Toprak da ayaklandı
Bahçeler tarlalar
Çiçekleri sarı yeşilleriyle
Ardımızdan Kızlan` daki yel değirmenleri
Alavra ` da doludizgin yaban eşekleri
Burunlar koylar bükler
Dağlarda ki devanaları
Balıkaşıran` da kopuyoruz anakaradan
Uçuyoruz mehtapta
Acemaşıran faslı okumaya dolunayda.


Bunaydın

Bir limon kalmış güneşten
Bi de dal uçlarında buhur
Bulutlar ki kar
Bulutlar yağıyor
Dizdüşümlerime...
Bir tahtaboştasın loş
Sarmanlar gelip gidiyor
Silüsler beyazdan da yılan
Sen bu tipiden çıkmıyacan...
Bir limon kalsada güneşten
Bide ölümcül umut
Sen bu umuttan iflah
Olamaya
Can. . .


Kayıp Çocuk

Birden işitilmez olsun ayak seslerim;
Gölgem bir başka sokağa sapıversin;
Unutayım bir anda her şeyi,
Nerde oturduğumu,
Bir tuhaf adem olduğumu Can adında.
Aklım arayadursun başka kapılarda kısmetimi,
Ben, bilmediğim sokaklarda bir başıma;
Gönlüm öylesine geniş, öyle ferah,
İlk defa görmüş gibi dünyayı,
Bir şaşkınlık içinde, yeniden doğmuş gibi;
Hatırlamam artık değil mi, dostlar,
Hatırlamam artık garipliğimi?


Suret

Sen değildin görüş günü tel örgüden görünen,
Boncuklarla işlediğim suretindi o senin;
Gölgenin güneşe nisbeti, leylim
Hem seni ben, seni görmekle görmüş değilim,
Görmedikce gözlerinin gördüğünü tekmil;
Sabahları çarşıya giderken, örneğin,
Gece dışarıda kalmış


Yaz Geldi

Dutlar düşüyor pıtır pıtır
Memet Topçu`nun traktör gökgürültüsüyle
Yaz geldi paldır küldür
Yunus Emre indi
Suya havaya toprağa
Kulak`ın köpeği Demokrat
Yol üstüne yatmış soluyor,
Işık değişti
Işığın yolları değişti
Gölgeler ışığa çaldı
İçinde sarmanlar dolaşıyor
Böyle bir akşamüstü
Hiç ölmek istemezdim...


Prima Vera

Bu duvarlar bu ağaçlar
Bu ağaç VE bu duvar...
Arkadaşın dolmuşuyla gidiyoruz
Beykoz`dan doğru Üsküdar...
Böyle giderse böyle giderse bu bahar
Bu ağaçlar bu duvarı yıkacaklar...
Bu geçmişi değil, geleceği kınalı
Bu yemyeşil duvarlar
Bu duvarı yıkacaklar...


Karamba Karavita

Ey sevgili karamba sen busun işte
Sen herşeyden birhabersin
Sen muslattan daha tuhafsın
sen ölümü benliğine işlemiş karamba karavitasın


Maskulunizma

Yaşamak ne güç şeymiş
Kadınlar öğrettiler bana
Başta anam
Hamamda kaynar sular dökerek başımdan...
Onlar uyandırdılar beni çocukluktan
Erkek olup ......... çıkayım diye.
Bu öyle bir esatir ki
Hem yesir tuccarı olacaksın, hem yesir...
Ve vücutlarının akkağıtlarına yazdığım o şiir değil,
met-cezir...
Kadınlar doğurdular beni bağıra bağıra
Yine onlar öldürecekler beni aşktan
Bağırta bağırta...


İğneli

Anam babama aşık olmuş,
Babam da anama.
Gezelim bu Çarşamba demiş babam.
Sür-dişli anam, öyle şık bir fistanı yok,
Ablasının nişanlığını istemiş ödünç,
Teyzem daha toplu, oturmamış üstüne entari,
Teyelle, iğneyle ayarlamışlar üstüne anamın.
Babam, kavilleri üzre, gelip Topkapı dışındaki evlerine
Anamı alıp, kaçbir tramvaylan aktarma,
Bebeğe götürmüş o Afrodit`i.
Bebek sırtlarına çıkmışlar.
Babam oturtmuş anamı çayıra,
Denizi göstermiş,
İyi şeylerden söz etmişler,
Derken öpecek olmuş anamı,
Anam çoktan razı.
Babam el atınca orasına burasına,
Fistandaki iğneler batmaz mı eline!
Ay! demiş bağırmış babam...
O gün, o çayırda, o an
Düştüğüm için ben anamın imgelemine,
Yaşamda da, şiirde de
Böyle iğneli konuşmaklığım..


Macellan`ın Macerası

Kadınlar vücutlarını ne kadar seviyor yarabbi!
Hem çıplak, hem de örtüyorlar elleriyle
Her yerlerini,
Cilve!
Ben de deli gibi seviyorum kadınların vücutlarını,
Kokularını kokluyorum,
Kukularını yokluyorum
Cennet!
Sabah kalkıyoruz ki,cehennemin dibi,
Fırtına Burnu`na dönmüş gibi.


Altı

Geçen gün görüşe gelenlerin isimleri okunurken hoparlörde,
Otobüs Terminalleri düştü aklıma;
Aynı çatlak ses, aynı nalça ağız:
Adana`dan İstanbul istikametine gitmekte olan
Gazanfer Bilge Turizm Otobüsü Yolcuları
Otobüsünüz hareket etmek üzeredir...
A, baktım, şaka maka derken, daldırıp gidiyorum
İstanbul istikametine!..
Tıp! Tıh! Tıh! Tıh! Tıh!
S...mışım ben böyle 1930 model ranzayla çıkılan
İstanbul seyahatinin içine!


Kültablası

Kendi kendimi sakınıyorum, sıkılıyorum
Ömür, uzun ömürlü bir kutu süt
Tezelden gitmeli bari
Kalafatsız bir kayık içre
Çaparide tutulmuş yetmişinci izmarit olarak
Bir kültabağına basılmak üzere...


Nasıl Kıydınız?

Sivas\'ta 37 ler yandı kül oldu,
Onlar yanmadı birer gül oldu,
Hakkın verdiğini hani hakk alırdı?
Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?
Akşamdan kalsam sabaha diz çöksem yerde,
Camii ben, ben camii olsam bir yerde,
İnsan öldürsen etsen bin tövbe,
Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?
Bir koyun oldum aldın canımı,
Pişirdin etimi neden yemedin?
Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?
Allah\'tan gayrı dostumuz yoktu.
Madımak\'ta dedin Allah yoktur..
Allah yolu için Yakın! dedin,
Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?
Günahımız \'\' Muhammed , Ali \'\' miydi?
12 İmamın güllerimiydi?
Neden kıydın Can\'a bilebildin miydi?
Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?

 
Son düzenleme:
Üst