Kapadokya’nın Tarihi Hakkında Bilgiler

Network

Yönetici
Yönetici
#1
Kapadokya tarihçe

Anadolu’nun orta kesiminde, Halys (Kızılırmak) yayı içinde bölge; Batıda Kızılırmak ve Tatta (Tuz) gölü ile Phrygia, Doğuda Euphrates (Fırat), Güneydoğuda Toroslar ve Kommagene, Güneyde Kilikia, Güneybatıda Lykaonia ve kuzeyde Pontos ile sınırlıydı. Dönemden döneme değişmekle birlikte, bugünkü Çorum, Yozgat, Sivas, Malatya, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray illeriyle, Amasya, Tokat, Kahramanmaraş, Adana ve Konya’nın bir bölümünü içine alıyordu.

Kapadokya’nın Tarihi
Kappadokia bölgesinin ilk halkları Hattiler, Luviler ve Hititler’di. Bu bölgede M.Ö. III. binyıl sonuyla II. binyıl başlarında Asurlular ticaret kolonileri kurmuşlardı (asur ticaret kolonileri çağı). Kültepe’de (Kaneş) bulunan ve “Kappadokia tabletleri” diye adlandırılan asurca çivi yazılı tabletler (M.Ö. II. binyıl başı) Anadolu’nun ilk yazılı belgeleridir. Tabletler üzerinde yapılan çalışmalar ve yazının okunması, bunların asurlu tüccarlara ait olduğunu ortaya koydu. Dönemin toplumsal ve siyasi yaşamına ışık tutan bu tabletler aslında ticari ve ekonomik sözleşmelerdi. Bu belgelere göre bu dönemde Orta Anadolu’da, merkezi bir yetkeye bağlı olmayan, küçük, yerek krallıklar, beylikler vardı. Bunlar genellikle küçük bir bölgeyi ellerinde tutuyolar ve barış içinde yaşıyorlardı. Dönemin en önemli kenti olan Kaneş (Kültepe), Anadolu’daki ticaret etkinliğinin merkeziydi. Hitit İmparatorluğu’nun çekirdeğini oluşturan bölge daha sonra Phrygialılar’ın, Persler’in egemenlik alanına girdi. Persler yöreyi Katpatuka diye adlandırmışlardı ve merkezi Mazaka’ydı (Kayseri). Persler’in ateş kültü özellikle Kappadokia bölgesinde önem kazandı, volkanik Argaios (Erciyes) dağı bu kült için çok uygundu. Kappadokia satrabı Damates, Persler’in büyük kralına karşı ayaklandığında (M.Ö. 372), öteki Anadolu satrapları da onu destekledi, ancak ayaklanma bastırıldı. M.ö. 333'te Büyük İskender Kappadokia’nın bir bölümünü ele geçirdi, satraplığa Sabiktas’ı atadı. Yerel bir sülaleden olan Ariarathes I Büyük İskender’e karşı ayaklanarak bağımsızlığını ilan etti (M.Ö. 332), ama Perdikkas tarafından öldürüldü (İ.Ö. 321) ve bölge Büyük İskender’in yazmanı ve arşivcisi Eumenes’e verildi. Kappadokia, Antigonos Monophtalmos’un ölümünden sonra (İ.Ö. 301), Selefki krallığı’na sözde bağımlı Ariarathes sülalesinin yönetimine girdi. Ariarathes III ve ARiarathes IV, Romalılar’a karşı Antiokhos III’ü destekledi, ancak Antiokhos III Magnesia a Pros Sipyloi’de yenilgiye uğrayınca, Aparmeia barış antlaşması’yla Kappadokia da Roma himayesine girdi (İ.Ö. 188). Pontos kralı Mithridates VI, Ariarathes VI’yı yenilgiye öldürerek Kappadokia’yı ele geçirdi (İ.Ö. 100'e doğru). Pompeius, Mithridates VI’yı yenilgiye uğrattıktan sonra (M.Ö. 63), Kapadokia krallığı yeniden Roma’nın himayesine geçti.
Kapadokya nın Tarihi Özellikleri
Kapadokya turizm açısından bölgenin önemli bir gelir kaynağını oluşturmaktadır. Kapadokya’yı balonlar ile gökyüzünden görmek mümkün.
Tiberius döneminde (M.S. 14-37) Roma eyaleti statüsü kazandı. Caesarea (Kayseri), eyaletin en zengin kentiydi. Kappadokia hıristiyanlığın yayılma dönemlerinde en önemli odak noktalarından biri oldu, Kaisarreialı aziz Basileois, Nyssalı aziz Gregorios, Nazianzoslu aziz Gregorios Kappadokia’dan yetişti.
Bizans döneminde IX. yy. başlarına değin askeri sınır bölgesi olan Kappadokia, themalığa yükseldi. Bu arada bölgede arap akınlarıyla karşılaştı: 647'de Muaviye Kayseri’yi işgal etti; 709'da en önemli sınır kalelerinden biri olan Tyana ele geçirildi. 1072'de Kappadokia Selçukluların eline geçti Aleksios I Kommenos bölgenin önemli bir bölümünü Süleyman Şah’a bırakmak zorunda kaldı ve Kappadokia Manuel Komenıs dönemine değin Anadolu Selçukluları’na bağlandı. Beyazıt I (Yıldırım) bölgeyi Osmanlı topraklarına kattı (1399).
 
Üst